• Kekemelik Terapisti
  • Kekemelik Terapisti
  • Kekemelik Terapisti
  • Kekemelik Terapisti
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklarda Konuşma Terapisine Ne Zaman Başlanmalıdır?

 

Yapılan araştırmalarla, her dilin kendine ait sesbirimlerinin, normal olarak kabul edilen edinim dönemleri tespit edilmiştir. Çocuklar dili ve konuşmayı öğrenirken bu sesbirimlerin üretilme sırası ve şekli önemlidir. O nedenledir ki bir çocukta artikülasyon sorunundan bahsedebilmek için üretmekte güçlük çekilen sesin çocuğun bulunduğu yaşta normal olarak çıkartılabiliyor olması gerekmektedir. Türkçe’de tüm seslerin kazanımı 4,5-5 yaşlarında tamamlanmaktadır. Bu yaşlarda artık konuşma gelişimi tamamlanmış ve konuşmanın anlaşılırlığı %100’e ulaşmıştır. Bu yaşlarda çocukların konuşmasında halen yanlış üretilen sesler varsa artık bu durumun tedavi edilmesi gerekmektedir.

Çocuklarda görülen artikülasyon sorunlarına zamanında müdahale etmek önemlidir. Doğru ses yerine başka bir ses kullanıldığı durumlarda bu sorunu terapi ile ortadan kaldırmak ve doğru sesi ürettirmek yapısal bir bozukluk olmadığı durumlarda genellikle olanaklı olmaktadır. Ancak doğru kullanımı günlük konuşmada alışkanlık haline getirmek zaman almaktadır. Uzun süredir yanlış şekilde kullanılmaya alışılmış bir sesi zaman içinde düzeltmek çok daha zor olmaktadır. O nedenle erken müdahale ile yanlış ses kullanımlarını önlemek ve doğru şekilde kullanımı alışkanlık haline getirmek gerekmektedir. Bazı aileler çocuklarındaki artikülasyon sorunlarının zamanla ortadan kalkacağı inancı ile bazen gereğinden fazla beklemeyi tercih edebilmektedirler.  Ayrıca bilinmelidir ki artikülasyon bozuklukları her zaman kendiliğinden düzelmez ve ileriki yaşlarda da sürer. Zamanında düzeltilmeyen problemlerde yaşıtlarından farklı bir konuşma alışkanlığına sahip olan bu çocuklar arkadaşları arasında alay konusu olabilmekte, bu da çocukları sosyalleşmekten ve toplum içine girmekten alıkoymakta ve bazı psikolojik sorunları beraberinde getirebilmektedir. Ayrıca artikülasyon sorunları daha sonra ortaya çıkabilecek okuma-yazma sorunları için de risk faktörüdür.